Ordu Haber – Ordu Times

Adet Düzensizliği Neyin Habercisidir?

Adet Düzensizliği Neyin Habercisidir?
  • GENEL / SAGLIK
  • 01 Ağustos 2018
  • Adet Düzensizliği Neyin Habercisidir? için yorumlar kapalı
  • 113 KEZ OKUNDU

Kadınlarda adet dönemindeki kanama miktarının fazla olması, uzun sürmesi ya da iki adet dönemi arasında lekelenme veya kanama olması adet düzensizliği olarak isimlendirilmektedir. Kesinlikle ihmal edilmemesi gereken önemli bir durumdur.

Her kadının kendine has adet düzeni olduğunu belirten MedicalPark Ordu Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Jin. Op. Dr. Derya KAPTI; “Adet görmeyle ilgili düzensizlikler ihmal edildiğinde, tıpkı kanser gibi erken tanıyla tedavi edilebilecek bir hastalığın geç kalındığı için ilerlemesi tedaviyi zorlaştıracaktır.” dedi.

UZUN SÜREN ADET DÜZENSİZLİKLERİ BAŞKA HASTALIKLARIN HABERCİSİ OLABİLİR…

Üreme çağındaki kadınlarda görülen adet düzensizliklerinin, başta hormonal bozukluklar olmak üzere miyom, polip, kist gibi iyi huylu oluşumların habercisi olabildiği gibi enfeksiyon ve kanserin de belirtisi olabileceğini ifade eden Jin. Op. Dr. Derya KAPTI; ‘’ Sağlıklı bir kadın genellikle 28-30 günde bir adet görür. Bazen bu düzen bir hafta erken veya bir hafta geç olarak görülür ki bu da normal sayılmaktadır. Geçici adet düzensizlikleri normal kabul edilse de uzun sürmesi ve sebebi belirlenmemesi durumunda geç kalınmadan doktora başvurulmalıdır.

ADET DÜZENSİZLİĞİNİN TEDAVİSİ MUTLAKA BİR UZMAN GÖZETİMİNDE OLMALIDIR…

Bir kadında; stres, ruhsal sorunlar, mevsim değişiklikleri, aşırı kilo alımı ve kilo verimi, uzun uçak yolculukları gibi olayların adet düzenini değiştirebileceğini vurgulayan Op. Dr. Derya KAPTI; ‘’Hormonlardaki sorunlar, yumurtlama sorunları, polikistik over hastalığı, yumurtalıklardaki kistler adet düzensizliklerine yol açabilir. Rahimdeki miyomlar da rahim iç tabakasını etkiliyorsa, adet düzensizliğine sebep olabilir.

Adet düzensizliği şikayeti ile başvuran hastalara tanı için jinekolojik muayene ve ultrasonografi standart olarak yapılır. Ayrıştırıcı tanı aşaması için ise adet kanamasının 2. ile en geç 4. gününde hastanın hormonal profiline bakılmasıdır. Yani özellikle yumurtalıklardan ve beynin hipotalamus bölgesinden salgılanan FSH, LH, Prolaktin, TSH gibi hormonların düzeyine mutlak suretle bakılması gerekir. Adet düzensizliği tedavisinde hormonal ve

hormon içermeyen tibbi ilaçlar ya da cerrahi yaklaşımlar kullanılmaktadır. Bazı hastalar için tek bir tedavi planı uygunken, kimi hastalar için ise birden fazla alternatif tedavi seçeneği mevcuttur. Bu tedavilerin hiçbiri, hastanın kendisi tarafından uygulanmamalı ve mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanının gözetiminde planlanmalıdır.

Yapılan tetkiklerde hastanın adet düzensizliğine sebep olacak herhangi bir bulgu yoksa kişinin yaşam tarzına bakılmalıdır. Mesela aşırı kilolu bir kişiyse, kilo vermesi sağlanmalıdır. Eğer aşırı zayıf biriyse, buna yönelik testler uygulanarak uygun kiloya gelmesi için bir uzmandan yardım alması sağlanabilir. Bunun haricinde ise aşırı stres veya depresyon belirtileri varsa bu noktada mutlaka psikoloğa veya psikiyatriste yönlendirilmelidir. Adet düzensizliği, altta yatan başka bir neden yoksa adet düzenleyici hormonsal ilaçlar ile çok kolay düzene sokulabilir.’’ dedi.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ